14 Haziran 2015 Pazar

Marslı - Andy Weir

Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyi Bilimkurgu Romanı ! 

Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil." 
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."

-Library Journal-





Karşınızda mükemmel bir kitabın yorumu ile karşınızdayım. Kitap ilk çıktığı andan itibaren büyük bir ilgi gördü. Marslı ilgili yorumlar hep olumlu ve güzeldi. E haliyle bende tereddüt etmeden aldım. Kısaca bir kitabın konusundan bahsettikten sonra yorumumu sizlerle paylaşacağım.

NASA, Mars’a deney ve gözlem için astronotlar göndermeye başlamıştır. Ana karakterimiz Mark da ‘Ares 3’ grubuyla Mars’a giden bir astronottur. Ares 3, 7 kişiden oluşmakta ve Hermes uzay aracıyla seyahat etmektedir. Grup Mars’a varır ve ilk günlerini sorunsuz bir şekilde geçirirler. Ama 6. solda çok büyük bir kum fırtınasına yakalanırlar ve NASA’ya da bildirerek görev iptali yaparlar. Astronotlar fırtınanın içinde onları yörüngeye çıkaracak araca doğru ilerlerken Mark’ın vücuduna bir anten çarpar ve onu gruptan kopararak sürükler. Görev arkadaşları onu aramaya çalışırlar ama fırtına görüş açılarını engellediğinden Mark’ı bulamazlar. 


Ekip Mark’ı geride bırakıp araca binmek zorunda kalırlar ve Mark’ın hayati değerlerini görüntüleyen sistemi incelerler. O anda Mark’ın öldüğünü anlarlar ama aslında Mark ölmemiştir ve kocaman gezegende tek başına kalmıştır. Mark kendine geldikten sonra ekiple birlikte Mars’a kurdukları üsse geri döner ve orada bir yaşam mücadelesi vermeye başlar.


Kitap size çok gerilim dolu gelebilir ama kesinlikle değil. Tamam bazı yerlerde gerilmedim değil ama aynı zamanda güldüm, eğlendim, hüzünlendim, heyecanlandım. Kısacası birçok duyguyu yaşattı bu kitap bana. Mükemmeldi, mükemmel ! 

Mark Watney eğlenceli mi eğlenceli bir karakter. Oldukça pozitif, zeki, azimli…. Valla adamda ne arasanız var. Kesinlikle kendimi onun yerine koymak istemiyorum ama eğer ben o durumda olsaydım, deli gibi ağlar, oturduğum yerden hayatta kalmaz, tüm yiyeceklerimi olması gerektiğinden daha hızlı bitirip sonrasında da kendimi morfinle öldürürdüm. Gerçi bunlara gerek kalmaz, ben o fırtına geberir giderdim. 


Kitapta sıkça bilimsel açıklamalar ile karşılaşıyorsunuz. Başlarda bu açıklamalardan çok sıkılmıştım. (Kimyayı severdim ama geçen sene Organik Kimya’dan sonra element adı görmeye tövbe ettim.) Daha sonrasında bu açıklamalarla birlikte kitap da akıp gitti. Kitabın sonu da bence tam yerindeydi. Oldukça beğendim. 

Bu arada Kasım ayında film de yayınlanacak. Genelde uyarlamaları izlerken çok büyük hayal kırıklığına uğrarım ama Marslı'da bunu yaşamayacağım gibi görünüyor. Matt Damon, Sean Bean, Jessica Chastain… Oyuncular MÜKEMMEL !!!!!
Hemen çıksa da izlesek ! <3 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder