19 Ağustos 2015 Çarşamba

Çirkin Ask - Colleen Hoover

New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle
geri dönüyor.

Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır.

Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar.

Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor.
Aşk çirkinleşiyor.





Colleen Hoover’i ne kadar çok sevdiğimi herkes bilir. Umutsuz, Yeni Bir Umut, Çarpılma. Bu üç kitabı da çok beğenmiştim. Bu nedenle de Çirkin Aşk’a beklentilerim oldukça yüksek başladım.

Ana karakterimiz Tate 23 yaşında. Hemşirelik üzerine yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda çalışıp para biriktirmeyi amaçlıyor. Para biriktirene kadar da abisi Corbin’nin yanında kalmayı planlıyor. Bu arada Corbin pilot, tıpkı babası gibi.

Tate taşındığı ilk gün karşı komşusu, abisinin yakın arkadaşı Miles Archer ile tanışıyor ve bu mavi gözlü yakışıklı pilota karşı bir çekim hissetiyor. Ama Miles, Tate’in duygularına hiçbir şekilde karşılık vermiyor. Tabi bu belli bir noktaya gidiyor. Tate’in beklemediği bir anda onu öperek ondan hoşlandığını itiraf ediyor ama bu ilişkiyle ilgili istekleri farklı. “Aşk yok, sadece seks var.” Buna ek olarak iki kuralı var Miles’in; geçmişle ilgili soru sorma ve bir gelecek bekleme. Tate bu iki kurala uyamayacağını bilse de kabul ediyor. Çünkü tek istediği, Miles. 

Kitapta Tate, Miles’in geçmişiyle ilgili hiçbir şey bilmiyor ama biz diğer yandan Miles’in altı sene önce neler yaşadığını onun bakış açısında okuyoruz. Yani bir bölümde Tate’in bakış açısından günümüzü okuyoruz, diğer bir bölümde Miles’in bakış açısından altı sene öncesini…


Miles’in altı sene önce neler yaşadığına gelecek olursak, okula yeni gelen Rachel’a ilk görüşte aşık oluyor. Rachel da aynı şekilde ona ama beraber olmalarına engel olan birşey var. Ben bu bölümleri okurken çoğu kişinin aksine acayip rahatsız oldum. Miles’in altı sene önce deli gibi aşık olduğu birine hislerini okurken, diğer bölümde Tate’in ona karşı olan hislerini okumak çok kötü hissettirdi. Tate’e üzüldüm anlayacağınız. Biliyorum, o aşk altı sene önce gerçekleşmiş ama ben bir hayatta sadece tek bir kişiye aşık olunacağını düşünen insanlardanım. Aynı aşkı, aynı sevgiyi başka bir kişiye karşı da hissetmek… Biraz imkansız gibi geliyor bana. 

O yüzden Rachel’in olduğu bölümleri okurken ona baya bir sinir oldum. Yaşadığı şeyler, evet basit değil ama çok da duygulanmadım. Miles’in geçmişi beni çok etkilemedi. Buna ek olarak Miles’in hisleri bana inandırıcı da gelmedi. Bir iki konuşmada duygularının değişmesi… Bilmiyorum ya, yapaylık vardı sanki. He şunu da söyleyeyim, Tate karşı olan davranışları çok kötüydü. Bazı yerlerde o kadar abartılı davrandı ki çok fena gıcık oldum, kitabın içine dalıp suratını yumruklamak istedim. Gırrrrrrrr….


Umutsuz yada Çarpılma ile kıyaslayınca baya bir geride kalıyor benim için Çirkin Aşk. Dean Holder ile Miles Archer’i kıyaslamak bile istemiyorum. Dean ve Will açık ara önde. Dean>Will>Miles… asdklsfa

Çirkin Aşk’ın tanıtım fragmanına gelince… Kitabı okumadan önce vay be nasıl birşey ile karşılaşacağım kitapta diye sevinmiştim. Şuanda ise SAÇMALIKtan başka birşey değil benim için. Miles için çok farklı bir imaj yaratılmış. 

Biliyorum, okuyanların yüzde doksanı beğendi kitabı ama benim düşüncelerim bunlar. Beğenenlere saygı duyuyorum hatta onlar için seviniyorum ki hayal kırıklığı yaşamamışlar ama benim için hayal kırıklığıydı. Beklentilerim çok daha farklıydı ve yüksekti. 

Aşağıya, bakmak isteyenler için tanıtım fragmanını bıraktım. Çok kısa birşey zaten... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder