18 Mayıs 2015 Pazartesi

En Karanlık Gece - Gena Showalter

EN KARANLIK GECELERDE SAKLANIR AŞK…

Güçleri… İnsanüstü
Tutkusu… Sonsuzluğun ötesinde…

Geçmişten gelen sesler tüm hayatı boyunca Ashlyn Darrow'a acı çektirmiştir. Bu kâbusa bir son vermek için Budapeşte'ye giderek doğaüstü yetenekleri olduğu söylenen adamlardan yardım istemek durumunda kalır. Ancak grubun en tehlikeli üyesi ve kendi cehenneminde tutsak olan Maddox'ın kollarına sürükleneceğinden bihaberdir.

İkisi de acılarını dindiren bu ani açlığa karşı direnemez ve karşı konulmaz bir tutkunun kıvılcımları alevlenir. Ancak her sıcak temas ve yakıcı öpücük onları yok oluşa… ve aşkın en zorlu sınavına doğru götürecektir.

Sonsuza dek lanetlenmiş olmalarına rağmen Karanlığın Efendileri karşı konulmaz bir baştan çıkarıcılığa ve akıl almaz boyutlardaki güçlere sahiptir.

Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2011
Yayınevi: Pegasus









Mitolojik seriler okumayı seviyor musunuz ? Buyrun size mükemmel mi mükemmel bir seri. Maddox ve arkadaşları -Karanlığın Efendileri- Tanrılar tarafından savaşçı olarak yaratılmışlardır. Amaçları ise dimOuniak adlı dünyanın en kötü iblislerini barındıran kutuyu korumaktır. Fakat daha sonrasında bu görev kadın savaşçı Pandora’ya verilince savaşçılar fazlasıyla sinirlenir ve savaş çıkarırlar. Bu savaş sırasında kutu açılır ve iblisler serbest kalır. Tanrılar savaşçıların bu yaptıklarına oldukça sinirlenir ve serbest kalan bu iblisleri savaşçıların vücutlarına yerleştirir.Maddox’a Şiddet iblisi, Lucien’e Ölüm, Reyes’e Acı, Aeron'a Gazap, Torin'e Hastalık ve Paris'e Şehvet iblisi yerleşir. Buna ek olarak Maddox savaş sırasında Pandora’yı öldürdüğünden dolayı lanetlenir ve her gece Pandora’nın öldüğü şekilde ölüp tekrardan dirilir. 

Savaşçılar Budapeşte’de kendilerine ait gözlerden uzak bir kalede kendi hallerinde yaşarlar. Fakat birgün onları öldürmek isteyen Avcıların geldiğini fark ederler. Torin kalenin çevresine koyduğu kameralardan bu avcının bir kadın olduğunu fark eder ve onun Avcıların gönderdiği bir yem olduğunu düşünür. Maddox ormana gider ve kızı bulup onu öldürmek ister. Fakat Ashlyn ile karşılaştıklarında, Ashlyn ona yalvarır ve onunla kalmasını söyler. Ashlyn çocukluğundan beri kafasının içinde birçok ses duymaktadır. Bu sesler bulunduğu ortamda geçen konuşmaları -yani o ortamda geçmişte insanlar neler konuşmuşsa onları- işitir. Maddox yanına geldiği anda ise sesler bir anda kesilmiştir. 

Ashlyn iş için Budapeşte’ye geldiğinde geçmişteki insanların savaşçılar hakkındaki düşüncelerini dinler. Yerel halk onarın melek olduklarına dair birçok efsane üretmiştir. Sonuçta gizemli ve yardımseverler.  Ashlyn sesler konusunda ona yardım edeceklerini umarak bu gizemli adamlarla tanışmak ister. Sonuçta da Maddox ile karşılaştığında tüm sesler kesilir ve onun yanından ayrılmamak için elinden ne geliyorsa yapmaya hazırdır. Maddox’da kızı yanına alıp Karanlığın Efendileri’nin dışında kimseyi içeri almadıkları kalelerine götürür. Ve olaylar başlar.

Kitabı çok ama çok beğendim. Mitolojiye karşı acayip bir ilgim var zaten. O yüzden daha ilk sayfasından itibaren bağlandım kitaba. Maddox’un gün geçtikçe Ashlyn’e bağlanması ve Ashlyn’nin onun için yaptığı fedakarlıklar… 

Diğer karakterler de acayip ilgi çekiciydi. Özellikle Torin… O kadar tatlı kiii. Acaba ona neler olucak ? Sanırım içlerinden en çok merak ettiğim Torin’nin hikayesi. 


İkinci kitapta Anya ile Lucien’in hikayesi var. Bakalım onlar neler yaşayacak. Bekle beni En Karanlık Öpücük, geliyorum !!!


2 yorum: